Başkanlık Sistemi Nedir? Başkanlık Sisteminde Neler Değişecek? | E-Devlet

Başkanlık Sistemi Nedir? Başkanlık Sisteminde Neler Değişecek?

Başkanlık Sistemi Nedir? Başkanlık Sisteminde Neler Değişecek?

Günümüzde modern hükümet sistemleri olarak kabul edilen yönetim biçimleri büyük bir çoğunlukla yasama, yürütme ve yargı erkleri arasındaki ilişkilerin ne şekilde dizayn edildiğine bakılarak ayırt ediliyor. Yasama ve yürütmenin aynı tarafta toplandığı “kuvvetler birliği” ile bu iki erkin farklı kollarda yer aldığı “kuvvetler ayrılığı” hükümet sistemlerini tanımlama açısından önemli kavramlar. Başkanlık sistemi adını verdiğimiz ve 2019’dan itibaren Türkiye’de de uygulanacak olan sistemi tanımlarken de bu kavramlar arasındaki farkı bilmek büyük önem taşıyor.

Başkanlık Sistemi Nedir?

Türkiye’de başkanlık sistemi 18 madde ile açıklanmış olup “cumhurbaşkanlığı sistemi” adıyla yürürlüğe gireceğini hatırlatarak sistemin kaba bir tabirle tek bir kişinin başkanlığı altında devletin yönetilmesi ve hükümetin bu kişi etrafında kurulmasına bağlı bir yönetim biçimi olduğunu söyleyebiliriz. Bu sistem yasama, yürütme ve yargı erkleri arasında katı bir ayrılığı temel alan temsili bir yönetim şeklidir. Yasama ile yürütme organlarını halkın ayrı ayrı seçtiği ve seçim neticesinde göreve getirdiği, doğal olarak birbirlerine karşı sorumlu olmak yerine halka karşı sorumlulukları bulunan, görev sürelerinin yasalar kapsamında sınırlı kılındığı, yürütme ile yasama erkleri arasındaki görev ayrımı tanımlarının maksimum netlikte tanımlandığı bir hükumet sistemidir. Bu sistemde yürütme kurulu olarak tanımlayabileceğimiz başkan ve bakanlar kurulu ile yasama organı olarak tanımlayacağımız milletvekilleri halk oylaması sonucunda seçilir.

Başkanlık Sisteminin Özellikleri Nelerdir?

Bu sistemi en net tanımlayan özellik şüphesiz ki yürütme kurumunun nasıl ve hangi biçimde seçilecek olduğudur. Parlamenter sistem ile başkanlık sistemi arasındaki en temel fark, yürütme organının şekli ve rolü ile alakalıdır ve parlamenter sistemden farklı olarak başkanlık sistemiyle yönetilen ülkelerde yasama ile yürütme organları iç içe geçmiş durumda olmazlar.

Başkanlık sisteminde sabit bir şekilde, yasalar ile belirlenen başkanlık süresi mevcuttur. Seçimler de önceden belirlenen ve açık şekilde ortaya konan tarihlerde gerçekleştirilir. Güvensizlik oyu sayesinde hükümetlerin düşürülmesi ve erken seçim düzenlenmesi söz konusu olmaz. Bu sistemi hali hazırda kullanmaya devam eden kimi ülkelerde eğer devlet başkanı yasaları ihlal ederse meclis soruşturması açılır ve erken seçime gidilir.

Sistemde yürütme erki tektir. Kabinede çalışan üyeler, devlet lideriyle beraber çalışmalarını sürdürür ve yasama ile yürütme erklerinin ilkelerini uygulamak gibi bir yükümlülükleri bulunur. Sisteme göre devlet başkanı tarafından bakanlar kurulu için önerilen adayların ve hakimlerin yasama organı tarafından onaylanması gerekir. Devlet lideri; ordu, kabine üyeleri ve yürütme erkine mensup herhangi bir üyeyi direkt olarak yönetme hakkına da sahiptir. Diğer taraftan hakimlerin feshedilmesi ya da onlara emir verilmesi gibi bir yetkiyi ellerinde barındırmazlar.

Yürütme ve yasama erklerinin ayrıldığı başkanlık sistemi gibi hükümet biçimlerinde herhangi bir suçtan hüküm giyen suçlu ve mahkumların affedilmesi ya da cezalarının hafifletilmesi gibi durumlarda genelde devlet başkanı söz sahibi olur.

Sistemin asli özelliklerine bakacak olursak temel ayırt edici unsurlarının şunlar olduğunu söyleyebiliriz:

  • Devlet lideri doğrudan halk tarafından verilen oylar ile seçilir.
  • Yürütme erki bir kişinin kontrolü altında olur.
  • Yürütme, yasama erkinin güvenine dayalı değildir.

Bir de tali özelliklere (olmazsa olmaz diyemeyeceğimiz unsurlar) bakacak olursak; genelde yürütme erkinin yasama organını feshedemediğini, yürütme organı için görev yapan bir kişinin eş zamanlı olarak yasama organında görev yapamayacağını ve başkanın yasama organının çalışmalarına katılamayacağını söyleyebiliriz.

Başkanlık Sistemi Nasıl Yönetilir?

Başkanlık sisteminde yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı önemli bir kaide olarak karşımıza çıkar. Düşünülenin aksine yasal sınırlar çerçevesinde başkanın yargıya emir vermesi ya da bu kurumu etki altına alması söz konusu değildir. Ayrıca bu sistemi uygulayan tüm ülkelere baktığımız zaman yasama organının devlet başkanını istisnai hallerde görevden uzaklaştırması mümkün görünüyor. Bu istisnai haller arasında rüşvet, vatana ihanet, görevi kötü amaçlar için kullanma gibi durumlar bulunuyor.

Tam tersi açıdan düşünecek olursak, yani başkanın yasama organını feshedip feshedemeyeceği konusuna gelecek olursak; dünya genelinde başkanlık sisteminde devlet liderinin meclisi feshedemediğini görüyoruz. Yarı başkanlık ile yönetilen ülkelerde ise devlet liderinin böyle bir hakkı bulunuyor.

Türk tipi başkanlık sistemi olarak da adlandırılan yeni yönetim sisteminde lider 5 senede bir halk tarafından seçilecek. Başkan olabilmek için 40 yaşından büyük olmak ve üniversite mezunu olmak gerekiyor. Bir lider en fazla 2 dönem ülkenin başında kalabilir ve seçimden önce yardımcılarını halka açıklamak zorundadır.

Başkan meclise değil de sadece halka karşı sorumlu olacağı için gensoru ve güvenoyu uygulamaları kaldırılmıştır. Milletvekilleri ise bu görevlerine devam ettikleri müddetçe bakan olma hakkına sahip olamazlar.

Başkanlık Sistemi ile Yönetilen Ülkeler

Dünya geneline baktığımız zaman bu sistemi kabul eden ülkeler arasında; Fildişi Sahili, Liberya, Tanzanya, Zimbabve, Zambiya, Şili, Kosta Rika, Endonezya, Filipinler, Bolivya, Brezilya, Honduras, İran, Kıbrıs Rum Kesimi, Sierra Leone, Seyşeller, Panama, Paraguay, Amerika Birleşik Devletleri, Türkmenistan, Meksika, Gana, Güney Kore, Honduras, Kazakistan, Dominik Cumhuriyeti, Uganda, Nikaragua, Nijerya, Kenya, Kolombiya, El Salvador, Ekvador, Burundi, Benin, Arjantin gibi ülkeler ile karşılaşıyoruz.

Başkanlık Sisteminin Zararları Nelerdir?

Başkanlık sistemi için net olarak “yararlı” ya da “zararlı” açıklamasını yapmak çok mümkün değildir. Zira ülkenin içinde bulunduğu durum, devlet lideri, meclisteki çoğunluk, dış güçlerin oluşturduğu baskı, iç koşullar gibi birçok unsurun yanı sıra yöneticilerin kişisel tercihleri de sistemin faydalı ya da zararlı olması konusunda etkili olabilir.

Genel anlamda bu sisteme getirilen eleştirilere bakarak potansiyel zararları incelemek gerekirse; başkanın 5 sene içerisinde halkın gözünden düşmesi halinde bile istisnai durumlar haricinde görevden alınması mümkün olmadığı için bu bir dezavantaj kabul ediliyor. Diğer taraftan devlet lideri ile yasama organı olan meclis arasında bazı konularda uzlaşma sağlanamaması halinde yeni rejimin çeşitli krizler doğurabileceği şeklinde yorumlar da bulunuyor. Çünkü yeni sistemde eskisinden farklı olarak devlet lideri E partisinden olabilirken meclis çoğunluğu F partisinden olabiliyor. Bu da lider ile meclis arasında potansiyel uzlaşma tehdidi olarak yorumlanıyor.

Bir diğer eleştiri ise bu sistemde iktidarın kişiselleşebileceğine yönelik ihtimale dayanıyor. Başkan eğer yetkilerini suistimal etmeye kalkarsa bir dikta rejiminin ortaya çıkması ve görevde olduğu 5 sene içerisinde bazı haksız uygulamaların meydana gelmesi söz konusu olabilir.



Etiketler: , , , , , , ,

Yorum Yaz

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.